AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Abdalan Aşiretinin Etnik Kökeni

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kurtulus



Mesaj Sayısı: 1
Kayıt tarihi: 21/11/09

MesajKonu: Abdalan Aşiretinin Etnik Kökeni   Perş. Ara. 03, 2009 1:04 pm

Abdalan aşireti forumu üyesi bütün arkadaşlara selamlar. Muş'un Varto ilçesinde doğmuş bir Abdalan Aşireti mensubuyum. Daha önce facebook'da kurulmuş Abdalan Aşireti grubu duvarına gönderdiğim, aşiretin etnik kökenine ilişkin araştırma ve görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim, saygılarımla..

Abdalan Aşiretinin etnik kökeni konusunda farklı görüşlerin olmasının ana sebebi, üye arkadaşların tamamının da kabul edeceği üzere aşiretimizin Alevi inancına mensup bir aşiret olmasından gelmektedir. Zira anadolu topraklarında yerleşik alevi aşiretlerinin neredeyse tamamı ( Türkmen, Kürt, Zaza yada Arap ) göçer aşiretlerdir. Gerek, göçebeliğin verdiği hareketlilik, gerekse 15. yy dan itibaren alevi inancı üzerinde yoğunlaşan baskılar, bu aşiretlerin etnisitelerinin tespitini zorlaştırmış, yazılı kültürlerini azaltmış yada yok etmiştir.

Yine burada yapacağım tespitler Abdalan Aşiretinin genel etnik yapısına ilişkin yorumlar olacaktır. Zira Aşirete mensup çok sayıda alt sülalenin her birinin etnik kökeninin bilimsel yöntemlerle bulunması neredeyse mümkün değildir.

Yukarıda kısaca belirttiğim hususlar dikkate alınarak bir değerlendirme yapıldığında, Abdalan Aşireti hakkında tutulmuş resmi kayıt ve kaynaklar incelenmelidir. Bu konuda ulaşabildiğim kaynaklar Osmanlı dönemine ait kaynaklardır, bundan önce varolan ve günümüze kadar gelebilmiş kaynaklarda Aşiretimize dair bilgilere ulaşmak pek mümkün olmamıştır. Osmanlı öncesi anadoluda hakim devlet ve beyliklerin bir çoğu, nüfus yada benzeri kayıtları tutmamış yada bunu yapanların bir kısmının kayıtları ise yok olmuştur. ( Özellikle Anadolu Selçuklu devleti kayıtları Moğol istilasıyla beraber yok olmuştur.)

Abdalan Aşiretiyle ilgili tutulmuş ilk resmi kayıtlar 1450-1650 yılları arasında tutulmuş Osmanlı Tahrir ( Vergi ) Defterleridir. Bu kayıtlar incelendiğinde içinde "ABDAL" sözcüğünün geçtiği, Anadoluda ve Acem dediğimiz bugünki suriye topraklarında yerleşik ABDAL , ABDALLAR, ABDALLU, ABDALAN'I HACI BEKTAŞ, ABDALANLU OYMAĞI, ABDAL OĞLANLARI , ABDALİYE EKRADI, ABDAL HANLI, ABDAL HASAN ve ABDAL ALİ aşiretlerinin kayıt altına alındığı görülecektir.
Osmanlı vergi defter kayıtlarına itibar etmemin gerekçesi ise bu defterlerin kendi dönemi içinde tutulmuş en ayrıntılı kayıtlar olmasından kaynaklanmaktadır. Aşiretlerin etnik kökenleri ile birlikte hane sayıları, dinleri ve yerleşim bölgeleride kayıt altına alınmıştır. Zira Osmanlı vergi sisteminde müslim ve gayrımüslimlerden farklı oranlarda vergi alındığı gibi, türkmen aşiretler yerleşik olup olmamalarına göre tımar sistemine dahil edilrdi. Yine orduya yanlızca müslüman olan aşiret mensupları dahil edilirdi. Bu kayıtlar bu nedenlerle ayrıntılı bir şekilde tutulurdu.

Yukarıda içinde " ABDAL " sözcüğünün geçtiği yaklaşık 10 ayrı cemaatin etnik yapısı incelendiğinde Sadece "Abdaliye Ekradı Cemaatinin" kürt kökenli bir aşiret olduğu, geriye kalan 9 Abdal aşiretinin tamamının Türkmen Aşireti olarak kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. Osmanlı tahrir defterlerinde Aşiret adının yanına T(türkmen) ,E( ekrad-kürt ) , K (kıpçak ) gibi kısaltmalar kulanılarak aşiret aidiyetleri belirtilmiştir. Osmanlı, Ekrad sözcüğünü Kürt kökenli Boy ve aşiretleri tanımlamada kullanmıştır. Kimi kayıtlarında yerli Ekrad kavramını kullandığı da görülmüştür.

Yukarıda saydığım Abdal aşiretleri içerisindeki tek Kürt Aşireti olan ( Tahrir defterlerine göre ) Abdaliye Ekrad'ı Cemaatinin yerleşim yerlerinin, yani yurtlarının 1536 senesinde Urfa Sancağı iken, 1570-1588 tarihlerinde ise Halep Vilayetinin Ağzaz Kazası bölgesinde olduğu kayıt altına alınmıştır.

Grubun adını oluşturan ve mensubu olduğumuz Abdalan Aşireti Kayıtları incelendiğinde;
Aşiretimizin osmanlı kayıtlarına göre Adının muhtelif yerlerde "Abdalanlu Oymağı Cemaati" ve "Abdallu Cemaati" olarak kayıt altına alındığı, Oğuz Türklerinin ( Türkmenlerinin) Üç-Ok Kolunun EYMÜR ( Son derece iyi ve zengin anlamına geliyor ) boyuna mensup oldukları, 1540, 1583 ve 1584 senesi kayıtlarına göre tespit edilen ilk yerleşim bölgelerinin Sivas Vilayeti olduğu, daha sonra Çemişkezek Sancağı ( Havik- Dersim- Erzincan ) , Erzurum Sancağı, Malatya Sancağı ( Besni- Argovan- Hısn'ı Mansur= Adıyaman - Kahta ), İzmir Sancağı, Maraş Sancağı ( Elbistan ) Kırşehir Sancağı , Diyarbekir Sancağı ( Ergani ) ve Hınıs Sancağı bölgelerine yerleştikleri, Osmanlı Tahrir ( Vergi ) defter kayıtlarına işlenmiştir.

1540 senesinde Sivas Sancağında 111 Hane ve 62 Mücerret'in ( evli olmayan ve yanlız yaşayan bekar erkeklere verilen isimdir.) olduğu, Yine Çemişkezek Sancağında (Havik- Dersim- Pülümür- Erzincan bölgelerinde ) kayıtlı toplam 82 hane ve 22 mücerret'in bulunduğu kayıt altına alınmıştır. Aşiretimiz bu yıllardan sonra tam olarak belirlenemeyen tarihlerde çeşitli sebeplerden dolayı yukarıda ana bölgelerini belirttiğim yerleşim yerlerine göç etmişlerdir.

Arkadaşlar, açıklamasını yaptığım Abdalan Aşiretiyle ilgili bilgi ve belgelere ulaşmak ve bunları tasnif ederek Aşiretimizin etnik kökenine ulaşmak yaklaşık 2 yılımı aldı.

Sonuç olarak bilinen ilk yerleşim yerlerimiz Sivas ve Çemişkezek Sancaklarından Erzurum Hınıs ( Varto ) sancağına kadar devam eden ve anadolunun çeşitli bölgelerine yayılmış, Oğuz Türklerinin Üç- Ok Kolunun EYMÜR boyuna mensup Türkmenler olduğumuz sonucuna vardığımı belirtmek isterim, sevgi saygılarımla.

Not : Belge ve kaynak araştırmak isteyenler İstanbulda bulunan Osmanlı Kütüphanesi kayıtlarından, Topkapı Sarayı içinde bulunan Arşiv kayıtlarından, Osmanlı Tahrir Defterlerinden, Kaşkarlı Mahmut ve Yazıcıoğluna ait tercümelerden faydalanabilir.

Yine, Aşiretin kullandığı dil üzerinden ( örneğin Zazaca gibi ) etnik tespitler yapılmaya çalışılması doğru değildir. Bilimsel yöntem ve metodlarda Irksal Antropoloji çalışmalarında tespit yapılırken, konuşulan dil, başvurulan en son kaynaktır. Antropoloji çalışmalarında kültürel geçmiş, dinsel inanışlar , sosyal yaşam ve geleneklere ilişkin kültürel kaynaklar öncelikle değerlendirilir. Abdalan Aşireti içinde göçerlikten kaynaklı olarak Türkçe ( Erzincan-Kars-Malatya ) , Zazaca ( Varto-Bingöl-Dersim ) ve Kürtçe ( Erzurum-Hınıs-Dersim ) konuşan onlarca köy ve mezra mevcuttur, buda bizi hem Türk hem Kürt hemde Zaza Olmak gibi bir sonuca götürür ki takdir edersinizki mantıklı bir izahı olamaz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
abdalandeniz



Mesaj Sayısı: 2
Kayıt tarihi: 08/02/10

MesajKonu: Gerçekler   Cuma Şub. 12, 2010 12:37 pm

Merhaba arkadaşlar,
Benim adım Deniz, Ankara'da yaşıyorum, kökenimiz Tercan'a bağlı Haçköydür. Şimdiki adı Başbudak.
Bu sayfalarda ve internette başka ortamlarda Zaza-alevi aşiretlerinin kökenleri ile ilgili yazılan hemen herşeyi okudum.
Açıkçası Zaza etnik kimliğinin ağır bir saldırı altında olduğunu düşünüyorum.
Bu tartışmaların esasını Zaza aşiretlerinin Asya kökenli olduğuna dair yaklaşımlar oluşturuyor.
Aslında bu tartışma çok yeni değil.
1900'lü yılların başından beri anadolu alevileri Türktür, diye özetlenebilecek bir görüş var. Bu görüşün temelini alevi ibadet ve inançları ile eski Türk dini arasında bazı benzerlikler bulunduğu iddiası oluşturuyor.
Ünsal Öztürk "Alevilerin Büyük Sırrı" kitabında bu konu ile ilgili epeuce kuvvetli bir araştırmayı yayınladı.
Özeti şudur:
1. Ayini Cem'de Semah'ın dönüş yönü ile Şaman ayininde Kam'ın (büyücü-şaman) dönüş yönü birbirine terstir. Bunun sebebi evren anlayışının farklı olmasıdır. şaman Kutup yıldızını merkez olarak alırken Alevi inanışı Güneş'i temel alan bir yöne dayanır.
2. Kam yada Şaman denilen unsur, ayini tek başına yapar diğerleri sadece izleyicidir. Cemlerde bu tamamen farklıdır.
3. Şaman ayin sırasında kendinden geçer, transa girer, ruhlarla tanrılarla konuşur, hastalıkların iyileşmesi için ruhlarla pazarlık eder. Cem töreninin ise bütün bunlarla ilgisi ve alakası yoktur.
Eğer kendinden geçip sonra ne olduğunu hatırlamayan bir Dede tanıyan varsa, ruhlarla pazarlık eden bir Dede bilen varsa, yada ayini dedenin yaptığı bir cem gördüyseniz inanışlarımız ile Eski Türk dini arasında bir ilişki kurabilirsiniz.
Eğer yoksa bu konu artık kapanmıştır. daha fazla zorlama kurcalama bu işin içinde iyi niyet olmadığını gösterir.

Zazaların kürt olup olmadığı epeydir tartışılan bir konu. zazaların büyük çoğunluğu (Alevi ya da sünni) kendisini Zaza Kürdü diye tarif ediyor. neticede bu konu insanın kendisini ve topluluğunu nasıl gördüğüyle alakalıdır.

Ancak Zazaların Türk olup olmadığı meselesi tartışılabilri bir konu değildir.
1. Zazaca ile Türkçe arasında sadece kelimeler açısından değil, dilin temel kuruluş biçimleri açısından farklılıklar var. Detaylı olarak isteyenler araştırsın. Türkçe Ural-Altay dil grubunda sondan eklemeli bir dildir. Zazaca hint avrupa dil grubunda , Hazar denizi güneyinde benzerleri bulunan bir dildir.
Bir iddiaya göre Mezopotomya'ya sonradan gelen Deylem'lilerin dilidir. Zazacaya aynı zamanda Dımıli denmesinin sebebininn bu olduğunu iddia ediyorlar. Bu Deylem meselesi hakkında görüş belirtilecek kadar net bir şey değildir.

2. Zazaların yaşadığı bölgelere çok eski tarihlerden beri yüzlerce göç olmuş. Bunların arasında Türkler, Keltler, Makedonlar, Moğollari Hunlar bir çırpıda sayılabilenler. Elbette bu topluluklar ile yakın ilişkilerin bazı sonuçları olacaktır. Bunların dışında Anadolu'da başı sıkışan bir çok halkın Alevilere sığındığını da ekleyin. Örneğin Ermeniler, yahudiler gibi.
Bütün bu karşık etnik ortama rağmen üşenmeyip Asyalı yüz hatları ile zaza-alevi aşiretlerini karşılaştırın. Benzerlik bulamayacaksınız. Bir de Kürtleri ve diğer İrani halklarla karşılaştırın. Durum anlaşılacaktır. Fiziksel yapıda, vücut oranlarıda, kaş göz şekilleri de farklıdır. Bunun için orta asya'ya gitmeye gerek yok. Anadolu'da kendisinin Türkmen olduğunu bilen aşiretler halen yaşıyor.

3. Bir de her zaza aşiretine bir asyalı topluluk bulma yarışı var. Bunlar bir ara oğuz boylarıydı. O tutmadı şimdi Hunlar çıktı.
Loulan diye bir yerden getirttiler Lolanlıları. delil de o kadar eğlenceli ki. Polonyada Danzig diye bir liman var, Varto da da aynı isimde köy. alın size delil. Lolanlılar Asyalı oldu.
Aslında o limanın adı Gdansk. Danzig diyenler Polonya Yahudileri. Buyrun şimdi de Yahudi oldunuz. bu kadar basitse tabi.

Abdalanlılarda Eftalit oldu. Ak Hunlara verilen isimmiş. Peki bu Eftalitler nasıl abdalan olmuşlar, nasıl dinlerini bir çırpıda bırakmışlar, nasıl dillerini her yönüyle farklı bir dille değiştirmişler, en önemlisi etnik fiziksel şekilleri nası değişmiş? Buna verilecek cevap var mı?

Biraz toparlarsak:
Elbette saf bir ırk falan yok. Zaten bu tür zırvalıkların sonucu ırkçılık-gericiliktir. Ancak zorla Türk, Hun, Loulanlı yada başka bir şey yapmanıza gerek yok.
Buna kuvvetle inanmış olabilirsiniz. Ancak epeyce zorlama bir inanç olduğunu görmenizde fayda var.
Elbette memlekette Zaza-Alevi olmak güç iş. 1938 de Dersim'de olanlar belli. Ama bu durum illaki Türk yapmamalı insanı. kart kurt sesleri ile Türk, Polonya limanları ile Hun olmaya da gerek yok. Neysek oyuz kısacası.

Not: Bu yazı neden Türkçe? Dersim sonrası atalarımız konuştukları dili bize bırakamadılar. Babam Zazacayı anlıyor ama konuşamıyor neden?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
abdalandeniz



Mesaj Sayısı: 2
Kayıt tarihi: 08/02/10

MesajKonu: Anadolu'nun Etnik Kökeni   Cuma Şub. 12, 2010 1:36 pm

Üstteki yazıda değinmeyi düşünüp atladığım bir konu var.
Bütün bu köken çalışmalarında atlanan bir şey var.
Üstelik bu gözden kaçırılacak bir şey de değil.
Sanki bütün bu göçlerden önce Anadolu'da yaşayan hiç kimse yok. Anadolu'da kurulmuş dönemin en önemli bilim merkezlerinde hiç kimse yaşamıyordu.
Asya'dan gelenler, bugünkü İran topraklarından gelenler, hatta keltler bile sayılıyor. Anadolu'nun kendi halkı yok.
Halbuki yapılan çalışmalar Anadolu halkının aynı topraklarda yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.
Böyle olunca Zazaları Türk yapmaya çalışırken, Karadenizde kendini Türk ve müslüman olarak görenlerin orijinlerini kimse umursamıyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Abdalan Aşiretinin Etnik Kökeni

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Abdalan Aşiretinin Etnik Kökeni
» Zazaca Uzerine Notlar / Mesut Keskin
» Orta dogu ve etrafindaki Abdalan/avdelan sehir,Dag,köy ve mezralari..
» Osmanlı Tahrir Defterlerinde geçen EKRAD NE DEMEKTİR.
» DERSİMLİ AŞİRETİ TARİHİ

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Avdelan [Abdalan aşireti]-